Selam aleyküm arkadaşlar belki benim gibi arayan arkadaşım olur veya farklı arayışlarda olan arkadaşlarım için kendi listemi paylaşıyorum sevdiğim ve dilemek istediklerimi eklemeye devam edeceğim sizinde eklememi istedikleriniz varsa yormlara ekleyebilirsiniz görüşmek üzere arkadaşlar umarım seversiniz ^_^ .
SPOTİFY
https://open.spotify.com/playlist/5gjPVFB1OFAYfzqUaPi7Mp?si=abca65c394624ea1
Oyuncular
Gérard Jugnot - Francis Bartek
Camille Lou - Stella Bartek
Artus - Philippe Bartek
Louka Meliava - Alexandre Bartek
François Morel - FerrucioTom
LeebJuan - Carlos
Clara Joly - Laura friend of Stella
Jean-Baptiste Sagory - Pierre
Colette Kraffe - Marguerite
Orjinal ismi : Pourris gâtés
Yayın tarihi: 15 Eylül 2021
Türler: Komedi, Dram
Süre: 1:35 dk
IMDB: 6.1
Süre: 1:35 dk
IMDB: 6.1
Konusu;
Şımarık yetişen üç kardeş, onlara bir ders vermek isteyen zengin ve iyi niyetli babalarının her şeyini kaybetmiş rolü yapmasıyla kendi hayatlarını kazanmak zorunda kalır.
Benim yorumum;
Selam arkadaşlar yine uzun soluklu bir aradan sonra bir filmle dönüş yaptım netflix te görüp dikkatimi çekti hemen izlemeye koyuldum her zama ki gibi sonunu merak etmedim değil. Başlarda bu çocuklar acaba düşünme yetisinimi kaybetti desemde, Francis in duruma el atarak çocuklarının gerçek hayatı göstermek için bir fikir bulması gerekiyordu. Franncis çocuklarına herşeyimizi kaybettik demesiyle film başlıyor ve Stella, Philippe ve Alexandre yi için yeni bir hayat bekliyor. Filmi izlerken arada düşünüyordum acaba gerçek hayattada böyle durumlar varmıdır diye ? çok nadir olacağını düşünüyorum. İzlemesi keyif verici bir o kadar da komedi olan bir film.
Filme puanım 7/10 bazı sahneler iyi değildi ondan dolayı puan kırdım. Kendinize iyi bakın bir sonraki yazımda görüşmek üzere :D esenlikler.
Selam arkadaşlar yine uzun soluklu bir aradan sonra bir filmle dönüş yaptım netflix te görüp dikkatimi çekti hemen izlemeye koyuldum her zama ki gibi sonunu merak etmedim değil. Başlarda bu çocuklar acaba düşünme yetisinimi kaybetti desemde, Francis in duruma el atarak çocuklarının gerçek hayatı göstermek için bir fikir bulması gerekiyordu. Franncis çocuklarına herşeyimizi kaybettik demesiyle film başlıyor ve Stella, Philippe ve Alexandre yi için yeni bir hayat bekliyor. Filmi izlerken arada düşünüyordum acaba gerçek hayattada böyle durumlar varmıdır diye ? çok nadir olacağını düşünüyorum. İzlemesi keyif verici bir o kadar da komedi olan bir film.
Filme puanım 7/10 bazı sahneler iyi değildi ondan dolayı puan kırdım. Kendinize iyi bakın bir sonraki yazımda görüşmek üzere :D esenlikler.
Merhaaaba arkadaşlar çok önceleri izlediğim dizinin tekrardan yeni bölümleri çekildiğini duydum tabii internet platformunda yayınlanmış olduğunu öğrenince mutlu oldum tıpkı Leyla ile Mecnun dizisinin tekrar başlaması gibi sevindim yılların verdiği özlemle tekrardan izlemeye koyuldum bu sevinci sizlerlede paylaşmak istedim içinizi ısıtacak sizi eski yıllara götürecek bu güzel diziyi izlemenizi tavsiye ederim ^_^ .
Oyuncular
Burak Serdar Şanal - Radyocu İsmail
Mert Turak - Maggayvır Süleyman
Ali Barkın - Eskici Emin
Burak Alkaş - Müezzin Cemil
Emin Gürsoy - Hicabi Makascı
Elvan Dişli - Emine
Eren Can Vurucu - Bahri
Güneş Sayın - Sibel
Şive Şenözen - Safiye
Yasemin Yazıcı - Gümüş
Nuri Gökaşan - Kamil
Berke Acar - Ersin
Nalan Yavuz - Cemile
Mert Turak - Maggayvır Süleyman
Ali Barkın - Eskici Emin
Burak Alkaş - Müezzin Cemil
Emin Gürsoy - Hicabi Makascı
Elvan Dişli - Emine
Eren Can Vurucu - Bahri
Güneş Sayın - Sibel
Şive Şenözen - Safiye
Yasemin Yazıcı - Gümüş
Nuri Gökaşan - Kamil
Berke Acar - Ersin
Nalan Yavuz - Cemile
İlk bölüm yayın tarihi: 7 Mayıs 2023
Bölüm sayısı: 10
Kanal: Tabii
Türler: Dram, Komedi, Aile
Konusu;
İsmail'in gidişinin üzerinden geçen birkaç yılın ardından, Yeşilova'nın sıcak ve samimi kasabasında teknoloji çağının ayak sesleri duyulmaya başlamış, sadıçların hayatlarında da büyük değişiklikler olmuştur.
Benim yorumum;
İzmir'in Ödemiş İlçesinin Birgi köyünde çekilmekte olan Yeşil Deniz yeni yayın ismiyle Yeşil Deniz Milenyum dizisi 90 lı yılların ne kadar tatlı bir o kadar da bazı konularda acımasızlığından bahseden güzel bir yapım olduğunu söylemek isterim.
Benim gibi zengin pahalı araçlar pahalı evler villalar gibi çekimi yapılan dizileri sevmiyorsanız işte tamda bu dizi size göre garibanlık
hayatın zorlu şartlarının anlatıldığı bir dizi :D .
İzmir'in Ödemiş İlçesinin Birgi köyünde çekilmekte olan Yeşil Deniz yeni yayın ismiyle Yeşil Deniz Milenyum dizisi 90 lı yılların ne kadar tatlı bir o kadar da bazı konularda acımasızlığından bahseden güzel bir yapım olduğunu söylemek isterim.
Benim gibi zengin pahalı araçlar pahalı evler villalar gibi çekimi yapılan dizileri sevmiyorsanız işte tamda bu dizi size göre garibanlık
hayatın zorlu şartlarının anlatıldığı bir dizi :D .
izleyecek olanlar için spoiler vermek istemiyorum ama ismalin taktığı gözlükte ne gözlüktü ya ^_^. Kız istemeye gittiklerinde çok gülmüştüm ismaile ama çok geçmeden hüzne boğunca iyi olmadı. Düğünde araba süslerken bir anda ne oldu demeye kalmadan sadıçlaa görmeniz gerekir :D. Hicabi makascı belkide önceki sezonda bir çok hata yaptı ama o olgunluk babacan tavırlar bu söylediğimi hem ismaille konuşmasında hemde sekleme virajın orda çok iyi anlayacağınızı düşünüyorum.
Hafize sultanın sohbetlerini arıyor insan hatta ilk sezondan beri dikkat ettinizmi bilmiyorum ama ana fikir neredeyse hep iyi yönde şunu vurguluyor alın teri olmadan kazanılan paradan fayda gelmez. İnsan oğluyuz belki kolay para kazanmaya çalışıyoruz ama haramda huzur ararsanız huzur size haram olur.
Yeşil denizdeki gibi yine aynı samimi sıcak ortamı korumaları gerçekten
bir hayli güzel bir başarıydı. Dizide beklediğim bir kaç karakter vardı onların olmaması canımı sıktı. Gonca, hilmi, gülenay, yakut bir kaç karakter daha vardı hepsi diziye ayrı bir renk katıyordu umarım beklenen kitleye ulaşırda çekimler devam eder .
Bu arada diziyi bir an böyle görünce aklıma Harry Potter ın belgeseli geldi insanda, aaa sanki gerçekten böyle birileri varmış hissiyatı uyandırıyor. Dizinin pürüz noktalarıda var tabiki ama tek kelimeyle harika bir dizi olmuş yönetmen ve oyuncuların ellerine sağlık bir sonraki sezonu merakla bekliyor olacağım. Diziye puanım 9/10 çünkü tüccar namık ne kadar rol icabıda olsa beni sinir etmeyi başardı petrolcü sebaattinde ayrı bir sinir :D onlarda olmasak hayat güllük gülistanlık gibi olacak ya neyse sizinde görüş ve önerilerinize her zaman açığım görüşleriniz benim için önemli sağlıcakla kalın esenlikler ^_^ .
Selam arkadaşlar bugün beni etkileyen bir müzikle geldim en çok beğendiğim söz kısmı ise Kerem
hocanın giriş yaptığı O allah, tövbeleri çokça kabul edendir! dediği kısımdan itibaren olan kısım.
İnsan tekrardan umutlanıyor tekrardan ayağa kalkıp neden olmasın ki denemekten ne zarar çıkar yeniden başlayayım yeniden yola koyulayım.
İnsanın içindeki ümit duygusu var oldukça yapılır ama ya ümitsizlik varsa o zaman bunca uğraşlar boşa gider bir bakmışsın en dipsiz kuyudasın buraya nasıl geldim sorusuna dahi cevap bulamazsın bundan ötürü kardeşim her zaman içinde bir ümit duygusu olsun.
Unutmaki “Kalk, silkelen, kendine gel.
Umutsuzluğa sarılma.
Umutsuzluk şeytandan, ümit etmek ise Allah’tandır.”
Bu müzikten hemen sonra Resul Aydemir in Dünya müziğini açılınca dahada bir anlamlı oluyor. Bu müziğe puanım 10/10 derim çünkü puan kırabileceğim bir yer göremedim aşağıya sözlerini ve videosunu ekliyorum dinlemek isterseniz. Sizinde düşüncelerinizi bekliyorum sonra görüşmek üzere :)
Resul Aydemir - Dünya için Tık Tık ^_^
Oğuzhan Çağlayan ft. Kerem Önder - İnsan
Niye böylesin insan?
Ne bu kalbini sarsan?
Hani dönmüştün,
''Pişmanım'' demiştin
Allah'a yalvararak
Unutur musun,
Yorulur musun ya da kör müsün?
Seni ateşe götürüyor bu insanlar,
Bunu gör O'na gel bugün!
Bi' tutsak mı, hür müsün?
Yoksa fani bi' söz müsün?
Hiç iflah olmaz mısın?
Be vicdan düşün artık!
Bu küre de kalıcı mıdır sana?
Seni bile kör yapmışlar
Bunu duyan Allah'ın var!
Sana seni dar yapmışlar ama
Seni duyan Allah'ın var!
Gönül isyanlarda...
Pişman olmuşsun insanlıktan
Kendini kul yapsalar da dünyaya
Senin Allah'ın var!
------------------------------------------------------------
Kanıyorsun bu dünyaya eyvah!
Seni kimse anlamaz O'ndan başka
Düşünüp durur ne etsem ne yapsam,
Düşün içindeki sen kimsin insan?
------------------------------------------------------------
O Allah, tövbeleri çokça kabul edendir!
Çokça... Kardeşim...
Bugüne kadar işlediğin günah,
Ne olursa olsun,
Lütfen beni iyi dinle...
Bugüne kadar ne yaptıysan yap,
Puta tapmadın...
Yıldıza tapmadın...
Ateşe tapmadın...
İşlediğin günahların tamamı,
Bunların altında!
Cinayet bile... Zina bile...
İçki bile... Kumar bile...
Bunların altında...
Puta tapmak, ateşe yıldıza
Tapmaktan alttadır
Şirk koşmadın yani...
Dolayısıyla, şirk koşan (önceden)
Hz. Ömer'i bile Allah
Muhammed a.s'in en sadık ikinci
Dostu yaptı, Tövbesini kabul etti
Sen ne yaptın ki?
Allah beni affetmez diyorsun
Ne yaptın ki? Nasıl oluyor da
Bir anda Rabbinden ümidi kesiyorsun
Terk edip gidiyorsun!
O'ndan başka bizi affedecek bi' kapı yok
ve kendisinden bahsederken diyor ki:
''O tövbeleri çokça kabul edendir''
Siz nasıl oluyor da Allah'tan ümit kesiyorsunuz?
Beni affetmez bu yaptıklarımdan sonra diyorsunuz
Hiç düşünmüyor musunuz? Allahu teala...
Bize ihsan versin, akıl fikir versin (amin)
------------------------------------------------------------
Kanıyorsun bu dünyaya eyvah!
Seni kimse anlamaz O'ndan başka
Düşünüp durur ne etsem ne yapsam,
Düşün içindeki sen kimsin insan?
Selamm arkadaşlar netflixte kore dizileri arasında gezinirken görmüştüm özel videosunu izledikten sonra izlemeye başlamıştım şimdi ise diziyi bitirdiğim için sizinle paylaşıyorum :)
Mr.QUEEN
Oyuncular
Kim So-hyun (Shin Hye-sun)
Kim Jung-hyun (King Cheol-jong)
Seol In-ah (Jo Hwa-jin)
Na In-woo (Kim Byeong-in)
Choi Jin-hyuk (Jang Bong-hwan)
Yoo Young-jae (Kim Hwan)
Chae Seo-eun (Hong Yeon)
Cha Chung-hwa (Court Lady-Choi)
You Min-kyu (Prince Yeongpy)
Bae Jong-ok (Grand Queen)
Kim So-hyun (Shin Hye-sun)
Kim Jung-hyun (King Cheol-jong)
Seol In-ah (Jo Hwa-jin)
Na In-woo (Kim Byeong-in)
Choi Jin-hyuk (Jang Bong-hwan)
Yoo Young-jae (Kim Hwan)
Chae Seo-eun (Hong Yeon)
Cha Chung-hwa (Court Lady-Choi)
You Min-kyu (Prince Yeongpy)
Bae Jong-ok (Grand Queen)
İlk bölüm yayın tarihi: 12 Aralık 2020
Son bölüm yayın tarihi: 14 Şubat 2021
Bölüm sayısı: 20
Kanal: tvN
Konusu;
Günümüzde President’s Blue House restoranında bir şef olarak çalışan Jang Bong Hwan özgür bir ruha sahiptir ve içinden geldiği gibi davranır. Ancak bir gün uyanır ve kendini Joseon zamanında bir prensesin bedeninde bulur, bu karmaşıklığı çözmek isteyen Jang, daha büyük bir kaos yaratacaktır.
Benim yorumum;
Bir şefin kendisini işinde çok iyi görmesiyle başlayan bir hikaye desem yalan olmaz :D . Dizimiz 1. bölümden sonra Joseon zamanında geçiyor ünlü şefin bir kaza sonucu beden değiştiriği joseon zamanında kendisini bir prensesin bedeninde buluyor ve olayları anlamaya çalışıyor. Dizi gayet güzel içerisinde aşk ta var ama daha çok komediden oluşuyor diyebilirim.
Bong-hwan daha önceleride kitap okuduğundan az çok bulunduğu dönemde neler olacağını bildiğinden dolayı adımlarını ona göre atıyor. ilk başlarda bulunduğu yerden hoşnut olmasada ilerleyen bölümlerde tarihe yön vermeye çalışıyor.

So-yong erkek karakterini iyi oynadığını düşünüyorum iç sesiyle konuşması bayağı güldürdü. Çok sevdiğim The legend of the blue sea de Lee Min-ho ya aşık olan karakteride oynamıştı ama bu dizide daha başarılı bulduğumu söyleyebilirim. En çok güldüğüm sahnelerden biriside kraliyet aşçısı ile tartışmalarıdı :D kraliyet aşçısı kendisinden daha iyi yemek yaptığını görünce inanamıyor tabi bilmiyor ki prenses aslında usta şef in ruhunu taşıdığını 😂. Yardımcısı lady choi daha önce Hometown cha cha da görmüştüm ordada iyi oyunculuk sergiliyordu.


So-yong un küçük havuzda kendini boğmaya çalışmasına ne demeli bütün herkes çıkarmaya çalışıyor :D . So-yong karakterinin gösterdiği güzel bir kare vardı ve hangi durumda olursanız olun bedeli belki ağır olabilir veya ceza alabilirsiniz ama dürüst olun sizden ötürü bir başkası ceza almasınki gönlünüz ferah olsun. Bu dizide eski okul günlerim geldi aklıma tarih kitaplarında anlatın o entrikaların nasıl gerçekleştiğini neler döndüğünü görmek mümkün.
Diziye renk katanlar resimdeki üçlü diyebilirim. (Lady choi kraliyet aşçısı ve hong-yeon)
Dizi güzeldi beğendim beklediğimden fazla komikti bu kısım da - Spoiler içerebilir -
Bir şefin kendisini işinde çok iyi görmesiyle başlayan bir hikaye desem yalan olmaz :D . Dizimiz 1. bölümden sonra Joseon zamanında geçiyor ünlü şefin bir kaza sonucu beden değiştiriği joseon zamanında kendisini bir prensesin bedeninde buluyor ve olayları anlamaya çalışıyor. Dizi gayet güzel içerisinde aşk ta var ama daha çok komediden oluşuyor diyebilirim.
Bong-hwan daha önceleride kitap okuduğundan az çok bulunduğu dönemde neler olacağını bildiğinden dolayı adımlarını ona göre atıyor. ilk başlarda bulunduğu yerden hoşnut olmasada ilerleyen bölümlerde tarihe yön vermeye çalışıyor.


So-yong erkek karakterini iyi oynadığını düşünüyorum iç sesiyle konuşması bayağı güldürdü. Çok sevdiğim The legend of the blue sea de Lee Min-ho ya aşık olan karakteride oynamıştı ama bu dizide daha başarılı bulduğumu söyleyebilirim. En çok güldüğüm sahnelerden biriside kraliyet aşçısı ile tartışmalarıdı :D kraliyet aşçısı kendisinden daha iyi yemek yaptığını görünce inanamıyor tabi bilmiyor ki prenses aslında usta şef in ruhunu taşıdığını 😂. Yardımcısı lady choi daha önce Hometown cha cha da görmüştüm ordada iyi oyunculuk sergiliyordu.


So-yong un küçük havuzda kendini boğmaya çalışmasına ne demeli bütün herkes çıkarmaya çalışıyor :D . So-yong karakterinin gösterdiği güzel bir kare vardı ve hangi durumda olursanız olun bedeli belki ağır olabilir veya ceza alabilirsiniz ama dürüst olun sizden ötürü bir başkası ceza almasınki gönlünüz ferah olsun. Bu dizide eski okul günlerim geldi aklıma tarih kitaplarında anlatın o entrikaların nasıl gerçekleştiğini neler döndüğünü görmek mümkün.
Dizi güzeldi beğendim beklediğimden fazla komikti bu kısım da - Spoiler içerebilir -
prenses in ruhu şef in bedeninde ne yapıyordu ne durumda bu kısımlarda olsa daha iyi olabilirdi diye düşünüyorum. So-yong bedenden ayrıldığında prens onu sevmiyordu şef in davranışları ve kişiliğine sevmeye başlayan prens aşık olmaya başlıyor daha sonra dizinin sonunda So-yong bedenine döndüğünde herşey aynıymış hiç bedenden ayrılmamış gibi tavır sergilemesi biraz garibime geldi. Beğendiğim ve komik bulduğum sahnelerin resimlerini giflerini ekledim ^_^ Güzel romantik komedi dizisiydi baştan sona izlenilmesi gereken bir dizi diyebilirim ve buna istaneden puanlamam 7/10 tabiki pürüz noktalarıda vardı onlarada değindim kendinize iyi bakın See you later... ^_^
Selam arkadaşlar ınstagramda gezinirken Emir Can İğrek in Ali Cabbar klibine denk geldim izledim biraz dinledim fazla umursamadım sonra sık sık görmeye başlayınca merak edip araştırdım Ali Cabbarın bir hikayesi var ve yazılanlara göre köydeki düğünlerde babasıyla beraber gırnata çalıyor.
Ali Cabbar bir gün gittiği düğünde bir kıza sevdalanıyor ama kızın ailesi kızı isteyen bir başka ailenin çocuğuyla nişanlanıyor. Bir gün babası al gırnatanı akşam düğün var yürü Ali Cabbar demesiyle yola çıkıyorlar ama gittiği düğünde gırnatasını çalarken sevdiği kızın evlendiğini görünce aşkı artık kara sevdaya dönünce Ali Cabbar gördüklerinden sonra askere gitmeye karar veriyor. 6-7 ay sonra köye bir haber gelir ve Ali Cabbar ın şehit düştüğü söylenir.
Ne kadar hüzünlü bir hikayede olsa sahabelerden Hz. Sad (ra) ın kıssasını okumanızı isterim.
Okumaya geçmeden önce Hz. Sad ismi Sad el-Esved, es-Sülemî, ez-Zekvanî olarak geçmektedir.(bk. İbnu’l-Esîr, Usdu’l-ğabe-şamile-1/424). Kıssayı dinlemek isterseniz Osman Sungur Yeken in videosunuda aşağıya bırakıyorum ^_^
Hz. Sad el-Esved’in (ra) teni siyahiydi ve bu yüzden bazı zorluklar yaşıyordu. Bir gün Efendimiz’e (asm) gelir ve aralarında şöyle bir konuşma geçer:
– Ya Resulallah, yüzümün siyahlığı, cennete girmeme mani midir?
– Allah’a yemin ederim ki, sen Rabbine karşı saygılı olduğun takdirde bu söylediklerin cennete girmene asla engel değildir.
– O halde insanlar beni neden hor görüyorlar, neden kimse bana kızını vermiyor?
– Amir bin Veheb’in evine git ve “Resulallah’ın selamı var, kızını bana nikahlamanı emretti” de.
Hz. Sad, bunun üzerine hemen eve giderek emri babaya iletir.
Fakat baba, kızgın şekilde bu teklifi reddeder.
Durumu gören kızı;
–Babacığım, sonrasında vahiy gelir de seni mahcup eder. Nereden biliyorsun o emri, Peygamberimizin (asm) tebliğ buyurmadığını? Hemen git, Resulallah’tan özür dile ve beni o gence nikâhla. Resûlullah’ın uygun bulduğunu ben de uygun bulurum..
Baba, söylenenlerin doğru olduğunu öğrenince kızını vermeye karar verir. Peygamberimiz, Hz. Sad’a, evini hazırlamasını söyler. Fakat Hz. Sad’ın evini döşeyecek parası yoktur. Bunun üzerine Hz. Ali, Hz. Osman ve Hz. Abdurrahman bin Avf, ona ikişer yüz dirhem verirler.
Artık tüm şartlar hazırdır ama.. Hz. Sad, çarşıya giderken savaş olduğunu duyar. Peki şimdi ne olacak? Cihada mı gitsin? Yoksa evlenmeye mi?
Hz. Sad, hemen yönünü değiştirir ve elindeki tüm para ile kılıç, zırh ve at alır. Para biter. Savaş meydŞehitler tespit edilirken bir ses yükselir:
– Allahu Ekber! Evlenmek üzere olan Sad da (ra) şehit!
anında bekleyen orduya toz duman içinde karışır. Ve savaş başlar..
Efendimiz (asm), Onun naaşı başına gelir, mahzun şekilde bakar ve:
– Seni Havz-ı Kevserimin başında bekleyeceğim! buyurur.
Sonra oradakilere dönerek hitap eder:
– Kılıcını, mızrağını ve atını alın, kendisini gönüllü olarak isteyen kızcağıza verin. Babasına da söyleyin ki: Kızını vermekte tereddüt ettiğin siyah yüzlü gence, Allahü Teâla
cennet hurilerini lâyık gördü! Ve hayret nidaları birbirini takip eder: Allahu Ekber! Allahu Ekber!
Hz. Mevlana nın bir sözü var
"Ya kırdığın kalbi Allah seviyorsa, bilemezsin, bilseydin ödün kopardı, dokunamazdın" gerçektende güzel bir söz ve bu kıssada güzel bir örnek diyebilirim görüş ve önerilerinize her zaman açığım selametle :)
Selammm arkadaşlar bazı insanlarn düşündüğü ve düşünmesi gereken zamanlar olur bende bir gün sosyal medyada gezerken bu kitabın bir alıntısını gördüm sonra düşüncelere daldım kitabın başlığı dikkatimi çekmişti o haftada
kitap siparişi verecektim böylece kitabı okuma fırsatım oldu
sizlerlede paylaşmak istedim.

Hayat Kaybettiğin Yerden Başlar
Yazar : Miraç Çağrı AKTAŞ
Yayınevi : İndigo kitap
Sayfa sayısı: 200
İlk yayın yılı: Eylül 2021
Arka Kapaktan
“Kaybettiğinde değil, vazgeçtiğinde yenilirsin”
Bütün dünya bir araya gelse ve sana geç kaldığını söylese bile, hayır, kalmadın!
Aksine, tam da yeniden başlaman gereken noktadasın.
Üstelik bazen öyle düşünmekten kendini alamasan da, hiçbir şey kaybetmedin.
Kaybettiklerin senden gitmesi gerekenlerdi…
Sen, seni daha da güzelleştirecek adımlarla yoluna devam edeceksin.
Kaybettiğin için üzüldüklerinin, aslında kurtulduğun yükler olduğunu göreceksin.
Mesele kaybetmekse, hayatta bu da var, kaybedeceksin; ama senden gidenlere
üzülmeyeceksin, yerine daha iyilerini getireceksin.
Çünkü hayat kaybettiğin yerden bir daha başlar.
Kaybettiğin yerden “yeniden” diyeceksin…
Bütün dünya bir araya gelse ve sana geç kaldığını söylese bile, hayır, kalmadın!
Aksine, tam da yeniden başlaman gereken noktadasın.
Üstelik bazen öyle düşünmekten kendini alamasan da, hiçbir şey kaybetmedin.
Kaybettiklerin senden gitmesi gerekenlerdi…
Sen, seni daha da güzelleştirecek adımlarla yoluna devam edeceksin.
Kaybettiğin için üzüldüklerinin, aslında kurtulduğun yükler olduğunu göreceksin.
Mesele kaybetmekse, hayatta bu da var, kaybedeceksin; ama senden gidenlere
üzülmeyeceksin, yerine daha iyilerini getireceksin.
Çünkü hayat kaybettiğin yerden bir daha başlar.
Kaybettiğin yerden “yeniden” diyeceksin…
Benim Yorumum
Bu tarz kitaplar insanın hayattan soğuduğu zamanlarda veya kendini iyi hissetmediği anlarda okunması gerekiyor gibi dursada öyle bir duruma gelmeden okunsa bence daha iyi olur :D. Kitap size bir hikaye anlatmadığı için olay örgüsüde olmuyor yani daha çok bir arkadaştan yada bir büyüğünüzden nasihat dinlermişçesine bir anlatımı var.
Yazar bir çok sayfada önceki sayfalardan tekrarlamalar yapmış sanki bak bu konuda yanlış biliyorsun aslı böyle der gibi. Belki bir çoğumuz ne kadar tamız desekte
bu kitaptan almamız gereken bazı derslerde olduğunu düşünüyorum hatta kulağınıza
küpe olsun derler ya öyle bir şey.
Yazar birazda dertlerini anlatmış ve bulunduğu konuma nasıl ulaştığını anlatıyor bende üzüldüm benide üzdüler ama ayağa kalktım kendini sev sende başarabilirsin gibi öğütler veriyor içeriğinde başka kitaplardanda alıntılar yapılmış ama okunmaya değer bir kitap. Hayat gerçektende sevdiğiniz veya önem verdiğiniz kişi veya nesne gibi şeyleri kaybettikten sonra bizi üzer tamda bu esnada biz bunu kabullendiğimizde bizi güçlendirir farkında olmadan hayata yeniden başlarız. Tekrarlamalar olmasaydı daha güzel olabilirdi yinede güzel nasihatlerin olduğu bir kitap olduğu için okumanızı tavsiye ederim beğendiğim alıtılarıda aşağıya ekledim.
Keyifli okumalar dilerim sağlıcakla kalın görüşmek üzere
Kitaptan beğendiğim alıntılar :)
"İnsanlar sizi eskisi gibi
kullanamadıklarında,
değiştiğinizi söylerler." Sayfa 87
"En büyük basars,
hiçbir zaman düsmemek degil,
her düsüsünüzde tekrar ayaga kalkabilmektir."
Konfüçyüs Sayfa 41
"Ben ne gegmiste, ne de gelecekte yasiyorum.
Benim yalnizca simdim var ve beni sadece o ilgilendirir.
Her zaman gimdide yasamay: basarabilirsen mutlu bir insan olursun."
Sayfa 72
"Bekleme; asla dogru zaman gelmeyecek!
Oldugun yerden basla,
elinde olan her türlü imkân kullan.
Ilerledikçe daha iyi imkânlar cakacak."
Sayfa 73
Bu Blogda Ara
Hakkımda

- Huzeyfe
- Merhaba, ben Huzeyfe, 20 li yaşların ortasında. Doğayı keşfetmeyi, kitap okumayı, müzik dinlemeyi ve bisiklet sürmeyi çok severim. Boş zamanlarımda ise keyifli diziler izlemeyi tercih ederim. Giyimime özen gösterir, her zaman rahat ama şık olmayı tercih ederim. Bu blogda, hayatımın keyifli yönlerini paylaşıyor ve ilgi alanlarım etrafında gezinti yapıyorum. Umarım yazılarımda siz de kendinizden bir şeyler bulabilirsiniz!
Kayıtlarım
-
►
2025
(6)
- ► Nisan 2025 (1)
- ► Şubat 2025 (3)
-
►
2024
(6)
- ► Mayıs 2024 (2)
- ► Nisan 2024 (2)
-
▼
2023
(26)
- ▼ Kasım 2023 (2)
- ► Temmuz 2023 (5)
- ► Haziran 2023 (8)
- ► Mayıs 2023 (4)
- ► Nisan 2023 (6)
-
►
2022
(9)
- ► Aralık 2022 (1)
- ► Kasım 2022 (2)
- ► Ağustos 2022 (4)
- ► Şubat 2022 (1)
-
►
2021
(5)
- ► Ağustos 2021 (2)
- ► Temmuz 2021 (1)
- ► Nisan 2021 (2)
-
►
2020
(3)
- ► Aralık 2020 (1)
- ► Mayıs 2020 (1)
- ► Nisan 2020 (1)
P&R İletişim
Huzeyfeart@icloud.com
UYARI

Kimler geldi kimler geçti ^_^
İzleyiciler
Popüler Yayınlarım
-
Selamm arkadaşlar ^_^ Bugün size cso yani cumhurbaşkanlığı senfoni orkestrası konserine gittiğim günü anlatacağım bir o kadar jazz dan uzak...
-
Selamm arkadaşlar bugün you tube da müzik dinlerken eskiler geldi aklıma daha sonra özlemle düşünürken neden geçmişte izlediğim bir diziyi...
-
Selam arkadaşlar bu yazımda bir cümlenin ne kadar gizemli ve merak uyandırıcı olduğundan bahsetmek istedim ^_^ . Cümleyi hemen aşağıya b...
-
Selam arkadaşlar bugün beni etkileyen bir müzikle geldim en çok beğendiğim giriş kısmı insanın içini yumuşatıp rahatlatıyor diyebilirim bir...
-
Selam arkadaşlar hem Ramazan ayının son günlerine yaklaştık hemde sevdiğim resmi sizinle paylaşmak istedim artık eskisi gibi yaz aylarında...
-
LadyBug ^_^ Selam aleyküm arkadaşlar bu yazımda normalde çok nadir gördüğüm ama tesadüfen payam ağacıncadaki saymakta yorulacağım uğur böce...
Keyifli Okumalar dilerim...