Ali Cabbar ın hikayesini dinledik ya Hz. Sad ın hikayesini ? - Yazılarım


Selam arkadaşlar ınstagramda gezinirken Emir Can İğrek in Ali Cabbar klibine denk geldim izledim biraz dinledim fazla umursamadım sonra sık sık görmeye başlayınca merak edip araştırdım Ali Cabbarın bir hikayesi var ve yazılanlara göre köydeki düğünlerde babasıyla beraber gırnata çalıyor.

Ali Cabbar bir gün gittiği düğünde bir kıza sevdalanıyor ama kızın ailesi kızı isteyen bir başka ailenin çocuğuyla nişanlanıyor. Bir gün babası al gırnatanı akşam düğün var yürü Ali Cabbar demesiyle yola çıkıyorlar ama gittiği düğünde gırnatasını çalarken sevdiği kızın evlendiğini görünce aşkı artık kara sevdaya dönünce Ali Cabbar gördüklerinden sonra askere gitmeye karar veriyor. 6-7 ay sonra köye bir haber gelir ve Ali Cabbar ın şehit düştüğü söylenir.



Ne kadar hüzünlü bir hikayede olsa sahabelerden Hz. Sad (ra) ın kıssasını okumanızı isterim.
Okumaya geçmeden önce Hz. Sad ismi Sad el-Esved, es-Sülemî, ez-Zekvanî olarak geçmektedir.(bk. İbnu’l-Esîr, Usdu’l-ğabe-şamile-1/424). Kıssayı dinlemek isterseniz Osman Sungur Yeken in videosunuda aşağıya bırakıyorum  ^_^



Hz. Sad el-Esved’in (ra) teni siyahiydi ve bu yüzden bazı zorluklar yaşıyordu. Bir gün Efendimiz’e (asm) gelir ve aralarında şöyle bir konuşma geçer:

– Ya Resulallah, yüzümün siyahlığı, cennete girmeme mani midir?
– Allah’a yemin ederim ki, sen Rabbine karşı saygılı olduğun takdirde bu söylediklerin cennete girmene asla engel değildir.
– O halde insanlar beni neden hor görüyorlar, neden kimse bana kızını vermiyor?
– Amir bin Veheb’in evine git ve “Resulallah’ın selamı var, kızını bana nikahlamanı emretti” de.


Hz. Sad, bunun üzerine hemen eve giderek emri babaya iletir.

Fakat baba, kızgın şekilde bu teklifi reddeder.

Durumu gören kızı;
–Babacığım, sonrasında vahiy gelir de seni mahcup eder. Nereden biliyorsun o emri, Peygamberimizin (asm) tebliğ buyurmadığını? Hemen git, Resulallah’tan özür dile ve beni o gence nikâhla. Resûlullah’ın uygun bulduğunu ben de uygun bulurum..

Baba, söylenenlerin doğru olduğunu öğrenince kızını vermeye karar verir. Peygamberimiz, Hz. Sad’a, evini hazırlamasını söyler. Fakat Hz. Sad’ın evini döşeyecek parası yoktur. Bunun üzerine Hz. Ali, Hz. Osman ve Hz. Abdurrahman bin Avf, ona ikişer yüz dirhem verirler.


Artık tüm şartlar hazırdır ama.. Hz. Sad, çarşıya giderken savaş olduğunu duyar. Peki şimdi ne olacak? Cihada mı gitsin? Yoksa evlenmeye mi?

Hz. Sad, hemen yönünü değiştirir ve elindeki tüm para ile kılıç, zırh ve at alır. Para biter. Savaş meydŞehitler tespit edilirken bir ses yükselir:
– Allahu Ekber! Evlenmek üzere olan Sad da (ra) şehit!

anında bekleyen orduya toz duman içinde karışır. Ve savaş başlar..

Efendimiz (asm), Onun naaşı başına gelir, mahzun şekilde bakar ve:
– Seni Havz-ı Kevserimin başında bekleyeceğim! buyurur.

Sonra oradakilere dönerek hitap eder:
– Kılıcını, mızrağını ve atını alın, kendisini gönüllü olarak isteyen kızcağıza verin. Babasına da söyleyin ki: Kızını vermekte tereddüt ettiğin siyah yüzlü gence, Allahü Teâla

cennet hurilerini lâyık gördü! Ve hayret nidaları birbirini takip eder: Allahu Ekber! Allahu Ekber!


Hz. Mevlana nın bir sözü var
"Ya kırdığın kalbi Allah seviyorsa, bilemezsin, bilseydin ödün kopardı, dokunamazdın" gerçektende güzel bir söz ve bu kıssada güzel bir örnek diyebilirim görüş ve önerilerinize her zaman açığım selametle :)

Huzeyfe

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder